Ben Eşcinsel Miyim? Eşcinsel Olduğumu Nasıl Bilebilirim?

“İlk kez eşcinsel olduğumu ne zaman fark ettiğimi hatırlamıyorum. Fakat hatırladığım bir şey var o da: bir erkekle beraber olma fikrinin beni her zaman heyecanlandırdığı” Ahmet, yaş 19

“Baştan beri farklı olduğumu hissediyordum. Arkadaşlarım kızlarla ilgilenirken ben erkeklere bakıyor,kendimi onlarla düşünüyordum. İlkokul yıllarıma kadar geri gidiyor bu duyumlarım.” Serdar,yaş 22

“Hiç bir zaman kadınlara gerçek anlamda ilgi duymadım. Ergenlik çağına girdikten sonra ise gey olduğuma kesin karar verdim. Sınıf arkadaşlarıma ilgi duyuyor ve neye benzediklerini merak ediyordum.” Cüneyt, yaş 18

“Bilmiyorum… O zamanlar düşünmedim de bunu. Hiçbir şeyin farkında değildim. Tek bildiğim beni çekenin erkek bedeni olduğuydu.” Umut,yaş 20

” Bir gün ablamın dergilerinden birini karıştırırken, çok yakışıklı bir çocuğun fotoğrafına rastladım ve… İşte o an anladım.” Murat,yaş 20

Cinsel arzularınızın neler olduğunun ismini koyamayabilirsiniz. Kendinizi nasıl adlandırmanız gerektiği konusunda acele etmenize gerek yok. Cinsel kimliklerimiz zaman içerisinde gelişir.

Buluğ çağına giren gençler, bir yandan vücutları gelişirken, bir yandan da seks üzerine yoğunlaşırlar. Cinsel arzuları o kadar güçlüdür ki herhangi bir kişiye veya duruma gerek kalmadan harekete geçer. Fakat kişi, yaşı ilerledikçe gerçekten kime ilgi duyduğunu çözer.

Gerçekten kendini gey hisseden delikanlılar, zaman içerisinde erkeklere olan ilgilerinin netlik kazandığını görürler. Sınıf arkadaşınıza aşık olduğunuzu veya olgun bir erkekten etkilendiğinizi fark edersiniz. Bu deneyimleri haz verici, tedirgin edici veya her ikisinin karışımı şeklinde hissedebilirsiniz.

Genellikle 16 ve 17 yaşlarında geylerin büyük bir kısmı kendilerini nasıl adlandırmalarını gerektiğini düşünürken, bir kısım delikanlılar ise bunu düşünmek için bir müddet bekler.

Eğer gey oluğunuzu düşünüyorsanız kendinize şunları sormanız gerekir:

Rüya gördüğümde veya cinsel fantezi kurduğumda, kahramanlar erkekler mi oluyor yoksa kızlar mı ?

Hiç bir erkeğe ilgi duydum mu? Bir erkeğe aşık oldum mu?

Diğer delikanlılardan farklı mı hissediyorum?

Delikanlılar ve erkekler için olan hislerim net mi?

Eğer bu sorulara net olarak yanıt veremiyorsanız acele etmeyin. Zaman içerisinde daha emin olacaksınız. Ve unutmayın kendinizi nasıl adlandırmanız gerektiğine ancak ve ancak siz karar verebilirsiniz.

İletişime Geçmek

Kendinizi, daha fazlasını keşfetmek için hazır hissediyorsanız işe okuyarak başlayabilirsiniz. Eğer rahatsızlık duymuyorsanız, kütüphane görevlisinden cinsellikle ilgili kitapların bulunduğu bölümü sorun. Eğer kütüphanenizde cinsellikle ilgili yeterli kitap bulamazsanız, büyük kitap evlerinin cinsellik bölümlerini tarayabilir veya internet aracılığıyla yurt dışından sipariş verebilirsiniz. Ve lütfen dikkat edin, eşcinsellikle ilgili kitapların tümü destekleyici değildir.

İnternet yoluyla eşcinsel organizasyon ve topluluklarla iletişime geçin. İletişime geçtiğiniz topluluk size doğrudan yardımcı olabileceği gibi,sizi,size yardımcı olabilecek başka organizasyonlara da yönlendirebilir. Hatta kentinizde bir araya gelen eşcinsel gençler de bulunuyor olabilir. (Bu sitede size yardımcı olabilecek organizasyonların adreslerini “linkler” kısmında bulabilirsiniz.)

Unutmayın, oradaki eşcinseller de bir zamanlar sizin bulunduğunuz yerdeydiler. İç güdülerinize güvenin. Eninde sonunda sizin gibi hisseden birilerini bulacaksınız.

“İlk kez bir başka eşcinsel ile karşılaştığımda, hem heyecanlı, hem endişeli, hem kaygılı ve hem de neşeliydim. Tarif edilemez bir şekilde, yalnız olmadığımı öğrenmenin mutluluğunu yaşıyordum. Benim gibi birisi daha vardı. Ne ile karşılaşacağımı bilememenin verdiği bir kaygı yaşıyordum fakat ilk karşılaşmanın ardından bu endişeler yerini bir gevşemeye ve rahatlamaya bıraktı.” Necmi, yaş 22

“Yalnız değildim!En azından bir daha vardı!Beni anlayabilen biri! Yanımdaydı! Konuşuyorduk. Ağlamaya başlamıştım.” Sedat,yaş 23

” İlk kez bir başka gey ile buluştuğumda müthiş rahatlamış hissettim kendimi. İnanamıyordum. Bir başka gey ile iletişim kurmuştum. Kendimi mutlu hissediyordum. Ama aynı zamanda da ürküyordum. Sonunda herhangi bir şey yapabileceğimi veya söyleyebileceğimi ama bunun üzerine düşünmeyeceğimi fark ettim.” Ahmet, yaş 19

“Uzun zamandır birbirimiz biliyorduk aslında. Ama bir türlü konuşmamıştık bunu. Sonra bir gün bana “ben eşcinselim” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim o an. Ağlamaya başladı. Ben de ağlamaya başladım. Nedenini bilmiyordum.” Mustafa, yaş21

Gay mıyım?

Kendini gay olarak adlandıran erkekler, gerek cinsel ve gerekse duygusal olarak bir başka erkeğe ilgi duyarlar. Erkeklere duydukları cinsel ilgi kendilerine normal ve doğal gelir. Bu duygular ergenliğe girişle birlikte ortaya çıkar ve yetişkinlik döneminde de devam eder. Kimi eşcinseller kadınlara da ilgi duyabilir. Fakat bu kişiler genellikle, erkeklere karşı hissettiklerinin daha yoğun ve kendileri için daha önemli olduğunu söylerler.

Dünya nüfusunun onda birinin gey veya lezbiyen olduğu bilinmektedir. (Kadınlara ilgili duyan kadınlara lezbiyen denir.) Bu, herhangi bir kalabalık grup içinde (mesela okulunuzdaki sınıfta, kantinde veya okul servisinde) birkaç eşcinselin bulunduğu anlamına gelir. Bununla birlikte, kendisi açıklamadıkça, kimlerin eşcinsel olduğunu söyleyemezsiniz. Eşcinseller, toplum içinde rahatlıkla karışırlar. Bununla birlikte diğer insanlardan farklı hissederler.

Eşcinsel gençler, farklı hislerinin nedenini ilk başta belirleyemeyebilirler. Etraflarındaki tüm delikanlılar kızlardan bahsetmektedir. Bu yüzden kendilerini konumlandırmakta güçlük çekebilirler. Ve bir yetişkinle hissettikleri üzerine konuşmaya cesaret edemeyebilirler.

Sensus Şarap Butikleri

İstanbul Galata’da bulunan Sensus Şarap Evi, iki lezbiyen kadını “müşterilerin rahatsız olduğu” iddiasıyla mekândan kovdu. Mekândan kovulan kadınlardan biri, 5harfliler.com’da kaleme aldığı yazıda mekânda oturan diğer müşterilerin “Biz rahatsız olmadık, kimsenin de umurunda değil, siz şu an ayrımcılık yapıyorsunuz” dediğini aktarırken “Gece hayatında iki kadın olmak hele lezbiyen olmak gerçekten birine edilebilecek en büyük beddua gibi geliyor” diye yazdı.

5harfliler.com’da “Saygılı” Ama Fobik Bazı Mekanlara Kazık Atmaya Çağrı başlığıyla yayımlanan yazı şöyle:

Dışarıda birbirine sevgi gösteren lubunyalar olmak çok zor zanaat. Gerçekten. Görünürlük her an her yerden gelebilecek türlü tehlikelere, sarkıntılı hallere, gerilimlere karşı tetikte olmak demek. Lubunyalar için keyfin her zaman bir bedeli var.

Bulunduğumuz mekân özel bir işletme olunca durum daha da ilginç hale geliyor. Mekânın sahibinin çok “kıyak” bir insan veya açık görüşlü bir adam ya da geri kafalı biri olmasından bağımsız olarak, mekân sahiplerinin karmaşık sinyaller veren sözleri eşliğinde, değişken dozlarda ayrımcılık yaşayabiliyoruz.

Lezbiyence samimiyetlerimiz sırasında, çeşitli mekânlardan kovulma deneyimlerimizde, farkettik ki, bütün işletmecilerin ortaklaştığı bir cümle var. Bu şey aslında hem var hem yok. İşletmecilere göre var, bizse henüz pek rastlamadık. Bu şey “müşterilerimiz rahatsız oluyor” argümanındaki birtakım belirsiz, hayaletsi müşteriler.

Birkaç hafta evvel bir gece, yine böyle hayaletler gören bir işletmeci yüzünden lubun romantik gecemiz bir anda bozuluverdi. Belki bu hayal kırıklığının sebebi bir yanımızın içten içe neoliberalizme güvenmesindendir: Parasını ödeyebildiğimiz sürece kendi konfor alanlarımızı yaratabileceğimize inanmak istiyoruzdur. Ama hiç de öyle olmayabiliyor işte.

İşin içine mülkiyet, sahipler, müşteriler, işletme vb. girince aslında o güzel, konforlu, sevgili dünya bir anda o mekândan kapı dışarı ediliyor. Ve işletme sahibinin şu sözleriyle baş başa kalıyorsunuz: “Ben aslında sizlere (lezbiyenlere) çok saygı duyuyorum ama burası bir işletme.” Yani aslında işletmecilik, bazı kişileri ve bazı fikirleri kapı dışarı etmenin çok saygılı, veciz ve kravatlı bir hali. Mülkiyet, saygılı bir homofobi. Şutlamanın nazik legalliği. Ahlakçılığın havalı biçimi.

Sizi daha fazla çatlatmadan anlatalım. Geçen akşam, iki kadın sevgili olarak, birbirimize bir güzellik yaptık, normalde paramızın pek de yetmeyeceği havalı bir mekâna gittik. (Mekanın adı Sensus’tu.) Belli ki baş başa geçirilecek anlar için tasarlanmış, iki kişilik masaların olduğu romantik bir şarap evindeyiz. Birbirimizle flörtleşip, uzun derin konuşmalar yapıyor, arada birbirimizin yanağına öpücük konduruyorduk. Şarap çok güzeldi ve bütün bunları yapmamızın önünde bir engel olmadığını hissettik.

Hemen yanımızda, oturduklarından beri birbirlerinin yüzüne hiç bakmayıp sürekli telefonla oynayan bir hetero çift vardı. Hem fısır fısır, mekânın romantik ambiyansına tamamen tezat oluşturduğunu ve birbirlerinden sıkıldıklarını düşündüğümüz çiftten bahseder, hem de burçlarımızın özelliklerini okuyup birbirimizle dalga geçerken, bir adam önümüze sırıtarak dikildi.

Yüzünde vıcık vıcık bir hoşgörü maskesi ve buna eşlik eden, elindeki tapunun istediği her türlü ahlak kuralını işletebileceğine olan güvenle ve müstakbel müşterilerine, “doğru bir şekilde” hizmet ediyor olmanın verdiği prens pırıltısıyla mekânın işletmecisi çıkageldi. İşte ağzında o çok bildiğimiz repliği geveliyordu: “Müşterilerimiz rahatsız olduğu için size daha fazla hizmet veremeyeceğiz.” Ve post cihazını önümüze sürdü.

Kötü bir Hollywood filmi gibi.

İlk tepkimiz: “Neyimizden rahatsız oldunuz, kim rahatsız oldu?” “Söyleyemem…” Biz ısrar edince; işletme sahibi, rahatsız hayaletlerin temsilcisi olarak garsonu gösterdi. Belli ki rahatsız olan oydu. Garson suratına, böyle ayrıcalıklı ve saygıdeğer bir kurumda çalışıyor olmanın ve patronuyla hayaletlerine hizmet etmenin kıvançlı tebessümünü kondurmuştu.

Etraftaki müşterileri göstererek, bizim onlardan farklı olarak ne yaptığımızı sorduk ve bu yaptıklarının homofobik olduğunu söyledik. İşletme sahibi ise: “Yok, ben size saygı duyuyorum, ama burası bir işletme, lütfen nazikçe söylüyorum, sakince ödemenizi yapıp çıkın.” dedi. Saygı duymasa nasıl atacaktı kimbilir? Bu arada ödemezsek polisi arayacağını da araya sıkıştırıverdi. Bu noktadan sonra işler işletmeci için de garson için de baya kötüleşmeye başlayacaktı.

Birdenbire yanımızda oturan, telefonlarından başlarını kaldırmayan o çift bizi utandırarak sahneye girdi. Kadın bir anda işletmeciye dönerek: “Biz rahatsız olmadık, kimsenin de umurunda değil, siz şu an ayrımcılık yapıyorsunuz” dedi. Yanındaki adam destek verdi.

Onlar orayı tutarken, biz de mekânda duyuru yapmaya girişmiştik bile (Hem de iki dilde! Çünkü mekan turistlerin de gözbebeğiydi). Birimiz işletmeci ve garsona laf yetiştirirken, diğerimiz mekânı örgütlüyordu. “Bizim buradaki kimseden farkımız yok ve buradan kovuluyoruz, lütfen kim bizden rahatsızsa ortaya çıksın” diyorduk. Kimse çıkmadı, zaten belli ki garson ve işletmeci dışında bizim oradaki varlığımızdan haberdar bile değildi kimse.

İşletmeci, kibarlık kalkanına tutunmaya çalışıyordu hâlâ. Hâlâ. kendisinin bize ne kadar saygı duyduğunu, bu yüzden nazikçe gitmemizi istediğini söyleyip duruyordu. Fakat bu kalkan da çok dayanamadı. Mekândaki birkaç masadan, kadın dayanışması yükseliverdi. Bazı masalar istiflerini bozmazken, bazı kadınlar bu yapılanın yanlış olduğunu söylemeye başladılar.

Sonunda ne mi oldu? Kova ve yay burcu en azından kısa vadede kazandı: mekânda olay çıkardılar, bağırıp çağırdılar ve hesabı ödemeden (!) çıkıp Galata sokaklarında öç almanın mutluluğuyla çılgınca kahkahalar atarak koşmaya başladılar.

Böyle anlarda insanın hisleri karman çorman oluyor: Gece hayatında iki kadın olmak hele lezbiyen olmak gerçekten birine edilebilecek en büyük beddua gibi geliyor. Bir çeşit lanet gibi. Aramızda lezbiyen olarak görünen kimsenin olaysız geçirdiği tek bir romantik gecesi yok hayatta. Her ne kadar olay çıkarıp hesabı ödemeden kaçsan da, bizim durumumuzda olduğu gibi, eşit muamele göremediğin için sinirleniyor, daha önceden sevdiğin/gittiğin bir yeri gözden çıkarmak zorunda olduğun için üzülüyorsun.

Yaşadığımız birçok an, dandik, ana akım ve fobik bir filmin muhtelif sahneleriymiş gibi geliyor bazen: sokakta taciz, eve kadar takip etmeye kalkanlar, arabadan laf atanlar, mekânlarından kovalayanlar, salyalarını akıta akıta gözleriyle bizi yalarmış gibi süzenler…Fobik dünyanın tornasından geçe geçe, görünen, bilinen tacizciler ve ahlakçılarla baş etmeyi öğrendik artık. Ne de olsa aşk, ona duyulan nefretin ve/ya bazı adamların ona duyduğu davetsiz arzunun ortasında yaşamaya çalıştığımız bir şey. O filmlerdeki hikâyelerin ve kendi gerçekliğimizin akışlarını bozabiliyor olmayı umuyoruz az da olsa.

İşte bu açık fobiklerin yanında bir de fobik olmadığını iddia eden fakat aynı zamanda müşterilerinin iyi hissetmesi ve işletmesinin para kazanmaya devam etmesi için bizi atmak zorunda olduğunu, “nazikçe” dile getiren işletmeciler var. Bu işletmecilerin, yaptıkları yapacakları her şeyi meşrulaştıracağına güvendikleri rahatsız müşteriler var. Bizim hikâyemizde yoktular. İşletmeci genel ahlaka güvendi ama şanslıyız ki gittiğimiz yerdeki müşteriler genel ahlaktan değildiler.

O mekândan, müşterilerin desteğiyle sorumluluksuz ve polissiz çıkabildik. Belki de polis çağırmalarını bekleyip işi daha da yokuşa sürmeliydik, kim bilir? Bu bize umut verse de, işletmecinin bize basmaya çalıştığı tekmeyi bizim ona basmamız bizi çılgıncasına şenlendirse de; o işletmeciler hala hayali “rahatsız müşterileri” bahane göstererek birilerini kovmaya devam edecekler. Bu görünmez kişiler varlarsa, onlarla yüzleşmek, konuşmak istiyoruz. Yoklarsa da “bizim diğerlerinden ne farkımız var?” diye bağırıp mekânı işletmecinin başına yıkasımız geliyor.

Artık bu konuda susmak istemiyoruz. Sadece mekânları terk edip gitmek yetmiyor çünkü. Başka bir şeyler yapmak istiyoruz. 20 lubunyalık bi rezervasyon yapalım ve hepimiz öpüşelim istiyoruz. Bu yerlere para kazandırmamak istiyoruz. Hem öpüşmek hem de bunun hesabını vermemek istiyoruz. Mekânların kapısını sökmek istiyoruz, bekçilerini de, ahlakçılarını da uzaya yollamak istiyoruz. Bu mekânların yemeklerini yemektense, Genel ahlak kimin ahlakı diye soruyoruz öyleyse? Genel ahlak, mekân işletmecisinin, oradaki gururlu adamın ahlâkı… Size hesap mı vereceğiz sandınız? Post cihazınızı almadığımıza dua edin.

Sensus Şarap Evi, Sensus Şarap Butikleri, Beyoğlu İstanbul..

Cinsel Yönelim ve Eşcinsellik!

Cinsel yönelim, cinselliği oluşturan dört unsurdan biridir. Diğer üçünden belli bir cinsiyetteki (gender) bireye karşı süregelen duygusal, romantik ve cinsel çekimle ayrılır. Cinsellikle ilgili diğer üç unsur da biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet (gender) kimliği (erkek ya da kadın olmaya ilişkin psikolojik duyum) ve sosyal cinsiyet rolü (eril ya da kadınsı davranışları belirleyen kültürel normlara uyum).

Terapi ile cinsel yönelim değiştirilebilir mi?

Hayır. Her ne kadar eşcinsel eğilim zihinsel bir hastalık olmasa ve lezbiyen ve gaylerin karşı cinselliğe dönüştürme çabasında herhangi bir bilimsel bulgu bulunmasa da, bazı bireyler kendi cinsel yönelimlerini ya da başka bireylerinkini (çocukları için terapi talepleri olan aileler gibi) değiştirmek isteyebilirler. Bu çeşit terapiyi üstlenen kimi terapistler danışanlarının cinsel yönelimlerini (eşcinsellikten karşı cinselliğe) değiştirdiklerini rapor etmişlerdir. Bu raporlarda yapılan inceleme sonucunda şüphe uyandıran faktörler bulunmuştur: Bu iddiaların birçoğu zihinsel sağlık araştırmacılarından değil, cinsel yönelime ideolojik açıdan bakan organizasyonlardan gelmiştir. Ayrıca tedavi süreci ve sonuçlarının da belgelendirilmesi yetersizdir. Bunun yanında danışanın tedavi sonrası durumunun gözlem süresi de çok kısadır.

1990 yılında Amerikan Psikoloji Birliği dönüşüm terapilerinin sonuç vermediğine tam aksine yarardan çok zarar verdiğini bilimsel kanıtlarla bildirmiştir. Bireyin cinsel eğiliminin değiştirilmesi, cinsel davranışlarının değiştirilmesinden ibaret değildir. Çünkü, bu tür bir terapi kişinin duygusal ve cinsel dünyasını, duygularını değiştirmeyi, kişinin kendilik kavramını ve sosyal kimliğinin tekrar yapılandırılmasını gerektirecektir. Bazı zihinsel sağlık uzmanlarının cinsel yönelimi dönüştürme çabasında olmalarına karşın; diğerleri, hastalık olmayan ve kişinin kimliği için çok önemli olan bu kişisel özelliği değiştirme çabasının etiğini sorgulamaktadırlar.

Terapi talebinde bulunan her gay ve lezbiyen cinsel yönelimlerini değiştirmek istememektedir. Gay ve lezbiyenler açılmak ve önyargılar, ayrımcılık ve şiddetle baş etmek için psikolojik yardım talebinde bulunuyorlar.

Devamı

Eşcinsel olduğun için yargılanmak

Bugün kızlarsoruyor plartformunda açıkladığım sırrım için yargılandım insanlar bu kadar kötü olamaz diyorsunuz ama tam da o kadar kötü belki daha bile fazla kötü oluyorlar beni ben olduğum için sevecek birisini bulamıyorum birde üstüne beni sapık gibi hissettiriyorlar kibarca reddetmek varken böyle yapmaları işkence bazılarının kalpleri iyi yargılamadan sadece insanı insan olduğu için bi kalıba sokmadan seviyorlar.

Kaynak

Trans mıyım?

Böyle olduğumu 8. sınıftayken fark ettim ve hala bu sorun yumağını açamadım. Biyolojik olarak kendimi kız olarak hissetmiyorum ancak kendimi %100 erkek gibi mi hissediyorum emin değilim. Ailem bu konu hakkında oldukça katı ancak yaz tatilinde bu konu hakkında konuştum onlarla. Tabi ki desteklemiyorlar ama sorun değil. En azından bunu bilmeleri beni rahatlattı. Bu konu hakkında görüşleri beklediğim gibi değil. Maddi durumu iyi olan bir aileden geldiğim için böyle yaptığımı düşünüyorlar -yapacak bir şeyim kalmamış ondan dolayı sapkınlık yaparak kendime yeni heyecanlar yaratmaya çalışıyormuşum-

Başta bu durumumu fark ettiğimde her şey güzeldi. Çünkü bu konunun üzerine düşmüyordum ya da ciddiyetinin farkında değildim. Saçlarımı kısacık kestirip daha maskülen giyinmeye başlamıştım. Göğüslerimi -artık bu konu hakkında bilinçlendim. Bu nedenle Chestbinder kullanıyorum.- bandajlıyordum. Sanal ortamda bir çok insan beni erkek olarak biliyordu. Daha sonra çevremin(çoğunlukla akrabalar) bana ”erkek Fatma” muamelesi yapmaya başlayınca bütün o güzel şeyler kabusa dönmeye başladı. Ailem de bu durumdan aşırı rahatsız olmaya başlamıştı. Sürekli ”Saçlarını uzat, böyle erkeğe benzedin.” tarzı eleştiriler alıyordum. Elbise giymem için zorlanmaya başlamıştım . Bunun üzerine bir yıl geçiyor ve ben 10. sınıfın 2. döneminde kendimden geçmeye başlıyorum. Çünkü okulumdaki insanlara bu konudan bahsetmiyorum. okulumu değiştiriyorum ve oldukça yalnız kalıyorum. Sonra kendimi ciddi olarak sorgulamaya başlıyorum. Gerçekten böyle mi hissediyorum yoksa kendimi mi kandırıyorum?

Sonra günler daha da berbatlaşmaya başladı. Mayo giymekten nefret ediyordum. Sütyen giymekten daima nefret ettim. Kastettiğim bu sütyenin suçu değildi. Ben giymediğim sürece kimsenin suçu değildi. Elbise giyince aynaya bakınca ağlamaya başlıyordum. Kendimi sanki zorla crossdressing yapmış gibi hissediyordum.

İşin içinden bir türlü çıkamadım tabi. Yaptığım şey çamuru eşip durmaktan farksızdı. Eştikçe daha da boğuluyordum, daha da batıyordum. Bir türlü kendime cevap veremedim. Belki de sadece korkuyorumdur. Daha sonra 12. sınıfa kadar kabuğuma çekildim. Sürekli ağlama krizlerine girip durdum. İntihar düşüncelerinde bulundum. Kendimden tiksinmeye başladım. Yaz tatilinde ise daha fazla tutamadım içimde. Bu şey gibiydi, hani su balonunu sırayla başkasının eline atarsın sonra kimin elinde patlarsa o kaybeder. İşte o su balonu bendim. Aİlem öğrendi. Annem ağlamaya başladı. Babam ister istemez benden uzaklaştı -bunu hissedebiliyorum- Asla böyle bir şey yapmamam gerektiğini söylediler. Sanırım bunu böyle bir zamanda söylemem yanlış oldu. Çünkü bu durumumdan şüpheliyim.

Aileme söyledikten sonra moralim komik bir şekilde düzelmeye başladı. Eskisi kadar zırlamamaya başladım. Artık birileri fark eder diye korkmuyorum. Hatta bunu okuldaki insanlara da söylemeye başladım. Geçen yıl din hocamla konuşmuştum bu konuyu. Bana yardımcı olacağını söyledi (Bana kesinlike hasta muamelesi yapmadı.) Okuldaki LGBT bireyleri 8 Mart için konuşmaya beni de almak istediler. İsterim ama işin üzücü kısmı şu;

Gerçekten trans mıyım? Kendimi mi kandırıyorum?

Kaynak

Tim Cook: Eşcinsel olmak, bana tanrının en büyük hediyesi

“Açıkladım çünkü internette eşcinsel olduğuma dair söylentileri okuyan çocuklar bana yazmaya başladılar. Gelen mektup ve e-postalarda cinsel eğilimleri yüzünden dışlandıklarını, zorbalığa uğradıklarını ve istismar edildiklerini anlatıyorlardı” diye konuşan Apple CEO’su, mahremiyete önem verdiğini, ama nihayetinde cinsel kimliğini açıklayarak başkalarına yardım etmek varken suskun kalmasının bencillik olacağına karar verdiğini söyledi.

“Onlar için bir şey yapmam gerekiyordu” diyen Cook, eşcinsel çocuklara olduğunuz gibi hayatta ilerleyebileceklerini ve büyük işler başarabileceklerini göstermek istediğini belirtti.

Fortune’un en büyük 500 şirket endeksinde eşcinsel olduğunu açıklayan ilk CEO olduğunu öğrendiğinde ‘şoke olduğunu’ dile getiren Cook, diğer CEO’ların kendisinin izinden giderek açıklama yapmasından memnuniyetini ifade etti.

Bu açıklamayı yapmanın bir lider olarak çok yardımını gördüğünü dile getiren Apple CEO’su “Azınlık olmanın ne demek olduğunu öğrendim. Azınlık mensubu olmak hissi insana çoğunlukta olmayan diğer insanlar için belli bir düzeyde empati kazandırıyor. Bu, liderlik rolü için de çok faydalı, çok öğretici oluyor” mesajını verdi.

‘Eşcinsel olmaktan ve bunu açıklamaktan guru duyduğunun’ altını çizen Cook, “Bana tanrının en büyük hediyesi” vurgusunu yaptı.

Kaynak

 

Ankara’da LGBTİ etkinlikleri yasaklandı

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, “çeşitli sosyal medya ile yazılı ve görsel medya organlarından LGBTT ile LGBTİ adıyla çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından, birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi gibi etkinliklerin gerçekleştirileceği” şeklinde bilgiler elde edildiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu paylaşımlarla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği; ayrıca kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği göz önünde bulundurulduğunda yapılmak istenen organizasyona katılacak olan grup ve şahıslara yönelik birtakım toplumsal duyarlılıklar nedeniyle de bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği ve provokasyonlara neden olabileceği değerlendirilmektedir.”

SÜRESİZ OLARAK YASAKLANDI

Açıklamada, sayılan nedenlerle, “18 Kasım 2017 tarihinden itibaren süresiz olarak LGBTT ve LGBTİ gibi örgütler tarafından Ankara’nın muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi gibi etkinliklerin valilikçe yasaklandığı” kaydedildi.

https://community.lgbti.org/article/4/

Blog Makaleleri

http://greenbergmahmood01.curacaoconnected.com/post/throw-you-ever-stood-ahead-an-consultation-and-felt-your-take-care-go-vacuous-because-you-could-not-
http://stanleyberry72.ebook-123.com/post/if-you-are-ilk-most-people-speaking-in-world-is-something-that-strikes-reverence-in-your-nub-simply-
https://greenbergberry01.blog.fc2.com/blog-entry-1.html
http://mahmoodberry95.iktogo.com/post/world-speaking-skills-are-utile-skills-to-ingest-when-you-have-sex-how-to-treat-a-gang-of-populate-t
http://b3.zcubes.com/v.aspx?mid=690341
http://www.pinnaclespcllc.com/members/lancasterstanley55/activity/1336877/
http://lancasterlindgaard72.classtell.com/theloveofnewton282/
https://www.minds.com/blog/view/953603740637478912
https://www.kiwibox.com/stanleylancaste/blog/
https://www.evernote.com/shard/s571/sh/4e5b2c48-aabe-44ff-a452-7059724dfcfd/f0578a6f83a14572cf4e79fa59ff6a67
http://stanleyberry72.ebook-123.com/post/does-your-employment-require-public-speaking-at-all-have-you-dreamed-about-your-own-desires-to-speak-1552734465
http://b3.zcubes.com/v.aspx?mid=690443
http://greenbergmahmood01.curacaoconnected.com/post/it-is-not-uncommon-for-people-to-feel-a-sense-of-dread-when-they-are-asked-to-speak-in-public-standi
https://greenbergberry01.blog.fc2.com/blog-entry-2.html
https://www.minds.com/blog/view/953610643695013888
http://all4webs.com/lindgaardmahmood04/wemxrdpmvw842.htm
http://mahmoodberry95.iktogo.com/post/public-speechmaking-on-unrivalled-of-the-nearly-universal-proposition-fears-all-but-populate-do-non-
http://lancasterlindgaard72.classtell.com/thejournalingofbreen432/
http://www.pinnaclespcllc.com/members/lancasterstanley55/activity/1336958/
https://www.kiwibox.com/StanleyLancaste/blog/entry/147804921/do-speaking-publicly-scare-you-are-you-having-trouble-fig/?pPage=0
http://stanleyberry72.ebook-123.com/post/do-speaking-publicly-scare-you-are-you-having-trouble-figuring-out-what-to-say-for-your-big-speech-d
http://greenbergmahmood01.curacaoconnected.com/post/many-types-of-business-sector-communication-reckon-upon-world-speechmaking-if-your-task-requires-it-
http://mahmoodberry95.iktogo.com/post/acquiring-ascendence-over-your-dread-of-populace-speaking-rattling-is-non-as-hard-as-you-might-guess
http://www.pinnaclespcllc.com/members/lancasterstanley55/activity/1336878/
http://b3.zcubes.com/v.aspx?mid=690342
https://www.minds.com/blog/view/953603740281671680
http://lancasterlindgaard72.classtell.com/thejournalingofbreen432/
https://www.kiwibox.com/StanleyLancaste/blog/entry/147804643/you-probably-came-here-because-like-many-other-people-pub/?pPage=0
http://www.iamsport.org/pg/bookmarks/LindgaardMcleod14/read/43219339/do-you-fearful-the-thought-of-standing-up-and-devising-a-spoken-language-are-you-panicked-of-public-public-speaking-if-so-you-are-non-entirely-world-speaking-is-unrivalled-of-the-scariest-things-about-for-many-mass-to-helper-overpower-your-dread-of-giving-a-speech-show-the-advice-in-this-article
https://www.evernote.com/shard/s571/sh/4a408b74-7d58-4df9-af12-ea118c0d2d2b/4985ebaa83ddc0a199b76712c71842e4
http://stanleyberry72.ebook-123.com/post/do-you-live-identical-a-great-deal-around-public-speech-production-have-you-had-whatever-have-with-i
http://b3.zcubes.com/v.aspx?mid=690442
https://greenbergberry01.blog.fc2.com/blog-entry-3.html
http://greenbergmahmood01.curacaoconnected.com/post/if-youre-panicstruck-of-populace-speaking-youre-in-beneficial-keep-company-many-populate-are-panicke
https://www.minds.com/blog/view/953610664661716992
http://mahmoodberry95.iktogo.com/post/are-you-openhanded-a-wedding-party-talking-to-perhaps-your-duty-assignment-in-spoken-communication-s
http://www.pinnaclespcllc.com/members/lancasterstanley55/activity/1336959/
http://all4webs.com/lindgaardmahmood04/drirrnctvf110.htm
http://lancasterlindgaard72.classtell.com/thejournalingofbreen432/
http://www.iamsport.org/pg/bookmarks/LindgaardMcleod14/read/43219924/are-you-nervous-about-the-idea-of-giving-a-speech-in-public-does-the-thought-make-you-feel-ill-it-is-time-to-get-over-that-fear-keep-reading-for-some-of-the-most-helpful-public-speaking-tips-available-keep-practicing-and-speaking-in-public-will-feel-like-childs-play
https://www.kiwibox.com/StanleyLancaste/blog/entry/147804929/many-people-when-asked-to-give-a-speech-find-themselves-f/?pPage=0
http://stanleyberry72.ebook-123.com/post/does-your-employment-require-public-speaking-at-all-have-you-dreamed-about-your-own-desires-to-speak
http://greenbergmahmood01.curacaoconnected.com/post/are-you-nervous-about-the-idea-of-giving-a-speech-in-public-does-the-thought-make-you-feel-ill-it-is
http://mahmoodberry95.iktogo.com/post/you-probably-came-here-because-like-many-other-people-public-speaking-is-something-that-makes-you-af
http://b3.zcubes.com/v.aspx?mid=690340
http://www.pinnaclespcllc.com/members/lancasterstanley55/activity/1336876/
http://all4webs.com/lindgaardmahmood04/utfpmjurtk904.htm
http://lancasterlindgaard72.classtell.com/thejourneyofbarry092/
https://www.minds.com/blog/view/953603747465330688
https://www.kiwibox.com/stanleylancaste/blog/
https://www.evernote.com/shard/s571/sh/eaa48fbe-55a5-4812-a0e6-dbf752a03de2/5694cded006cee8ec4a9a0c4aa684880