Etiket arşivi: İnterseks

Özbekistan’da LGBT Hakları

Özbekistan’dan Türkiye’ye sığınan Özbek eşcinsel Şahruh ile Özbekistan’da eşcinsel olmak üzerine gerçekleştirdiğimiz röportaj…

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 

Merhaba. İsmim Şahruh Ozbekistanlıyım.  32 yaşında biseksüel erkeğim. Evliyim. Aslinda biseksuel olduğumu 13 14 yaşlarında farkına varmıştım. Özbekistan’dayken pek ciddi arkadaşlığım olmadı. Sadece çocukluğumda yaz kampında tanıştığım biri vardı. Bizim oralarda çok dikkatli olmak gerekiyor. Eger tuzağa düşerseniz vay halinize. Ailem geçen seneye kadar hiçbir şeyden haberi yoktu. Ben 18 yaşimdan beri yurt dışında yaşıyordum. Haberleri oldugunda iyi ki Özbekistan’da değildim yoksa şu an ölmüştüm. Ailemi çok iyi tanırım.

Şu an neredesiniz.. Türkiye’ye nasıl geldiniz, nerede kalıyorsunuz?

Şu an BMMYK’nın belirlediği uydukent *****’de kalıyorum eşimle beraber. Özbekistan’dan acil çıkmamız gerektiğini anladığımda direk Türkiye’ye uçak bulamadım. Rusya üzerinden gelmeye mecbur kaldım.

Eşinizin biseksüel olduğunuzdan haberi var mı?

Eşimin haberi var. Evlendikten 1.5 sene sonra biseksüel olduğumu ve boşanmak istediğimi söyledim. Çünkü kabul etmeyeceğini düşünüyordum. Beni şaşırttı, bana normal olduğunu söyledi. Kendisi hemşire olduğu için bu konuda bilgili. Çocuğum yok.

Özbekistan’da ne kadar süre yaşadınız, Özbekistan’da LGBTİ bireyler ne yapar? Burada yaşadığınız homofobik olaylardan biraz bahseder misiniz?

Özbekistan’a en son gittiğimde 2 ay kaldım. Pasaportumu değiştirmek için gitmiştim. Özbekistan’da LGBTİ bireyler gizlidirler. Hep tedirgin gezerler. Korku içerisindeler her zaman. İnsanlar surekli hakaretlere, sözlü tacizlere, aşağılamalara mağruz kalabiliyorlar. Ben polisin şiddetine maruz kaldım. Sizden halk da polis de nefret eder. Sizi yok sayarlar. İnsan yerine koymazlar. Beni karakola götürüp saatlarce işkence ettiler. Aşağılayıcı sözler, küfürlü hakaretler… Polisin biri elindeki jopu arkama sokmak istedi. Hâla hatırladıkça kendimi çok kötü hissederim, psikolojim bozuluyor.

Özbekistan’da LGBTİ dernekler ve LGBTİ bireylerin takıldıkları mekanlar var mı?

Özbekistan’da LGBTİ derneği diye bir şey olamaz. Biz dernek açtığımızda halk bizi o dernekle birlikte yakar. Yasal olarak zaten mümkün değil. Halk LGBT ye tahammül edemez. Sosyal medyada 5 – 6 LGBTİ aktivisti bir grup açtık yakında oradan faaliyetimizi yürütüyoruz. Şimdilik kimse bilmiyor. Yakında cumhurbaşkanına müracaat ettik yazılı olarak 120 maddenin iptali için.

Trans bireyler için yaşam nasıl? Topluma adapte olabiliyorlar mı?

Trans bireyler en çok hedef olanlar. Zaten çok azlar. Olanlar da Rusya’da yaşıyor çoğu. Hatta siz birinin sokak ortasında bir grup homofobikler tarafından saldırıya maruz kalan transın videosunu youtube’da yayınlamıştınız. Trans bireylerin takıldıkları mekanları yok. Onlar genelde evlerde takılırlar. Yani güvenilir arkadaşlarının evlerinde. Polisler tespit ettikleri evlere bile baskın yapıyorlar. Eğlenmeleri de yasak yani. Yaşamalarına izin vermiyorlar anlayacağınız. Translar gündüzleri sokağa çıkamazlar. Hep gece çıkarlar. Çok zor hayat yaşıyorlar. Bu yüzdende çoğu yurt dışına gidiyor. Özellikle Rusya’ya.

 

Özbekistan’da LGBTİ birey olmayı kısaca anlatabilir misiniz?

Ben şunu açıkça söyleyebilirim. LGBTİ saldırıları arkasında Özbekistan polisi var. Onların kendileri yaptırıyor bu saldırıları. Özbekistan eşcinselliğin cinayet sayıldığı az sayıdaki ülkelerden biri. Oradaki homofobiyi iki kelimeyle anlatmam mümkün değil. Türkiye’de yaşayanlar Özbekistan’daki homofobinin nasıl bir şey olduğunu hiçbir zaman anlayamaz. Siz yine de biraz olsun hakkınızı savunabiliyorsunuz. Bizde o bile yok. İnternetten tanışıyorlar ve buluşmaya gittiklerinde karşılarına homofobikler çıkıyor ve ölesiye dövüyorlar. Yani Özbekistan’da LGBTİ’ler hem polis hemde halk tarafından avlanıyor.

Özbekistan’daki homofobi ve transfobiyi neye bağlıyorsunuz?

Ben ülkemdeki homofobiyi dine bağlıyorum. İnsanların homofobik olmasında dinin rolü büyüktür. Devlet kültürümüze ters olduğunu söylerler. Eşcinsellik “iğrençliktir” demişti eski cumhurbaşkanı. Yenisi cumhurbaşkanı bir çok reform yaptı. Biz Eşcinselliği cinayetlikten çıkarıp LGBTİ’leri kanunla korur diye düşünmüştük ama olmadı.
Cenevre’de bir toplantıda “diğer tüm isteklerinizi kabul ederiz ama Eşcinselliği yasallaştırma talebinizi asla ve kâta kabul etmeyiz” demişti eski başbakan yardımcısı.
Ben artık mücadelenin vakti geldi ve geçiyor diye düşündüm ve haklarımızı talep etmeye başladım. Ben açık profille mücadele ediyorum. Facebook, Twitter ve Youtube’da.
BBC Uzbek Ozodlik Radyosu gibi yurt dışından yayın yapan kanallara çıktığımızda, diğer haberlerde 50 60 yorum yapıldıysa biz çıktığımızda devlete müracaat ettiğimizde 1000 uzerinde yorum yapılıyor. %99’u nefret kusuyor halkın. Öldürülmemiz gerektiğini, kuduz hayvanlara uygulanan, yaylaya çıkarıp diri diri yakılmamız gerektiğini, elimizi kolumuzu bağlayıp yüksek binalardan aşağıya atılmamız gerektiğini. Şişeye oturtulmamız gerektiğini yazıyorlar. Bu yazdıkları çok vahşice ve korkunç. Siz şimdi böyle bir halkın içinde LGBTİ bireyi olmayı bir hayal edin.

Bundan sonraki hayatınızda ne yapmayı düşünüyorsunuz? 

Gönul ister ki kendi ülkeme gideyim ama ne yazık ki benim için Özbekistan kapıları kapandı. Türkiye’de yaşamak için sığınma hakkımız yokmuş.Turkiye’de yaşamak için daimi sığınma hakkı talep etme hakkımız da yokmuş. Sadece Avrupa birliği vatandaşlarına tanıyormuş Türkiye o hakkı. Bu yüzden de 3. bir ülkeye yerleştirmesi için BMMYK’ya başvuruda bulundum. İllaki beni şu ülkeye gönderin diyemem. Özgürce yaşayabildiğim, cinsel yönelimimden dolayı ayrımcılığa uğramayacağım bir yere göndermelerini isterdim. Özellikle büyük şehirlere gitmek isterdim. Çünkü orada yaşamak biraz olsun iyidir. Büyükşehirlerde homofobiye, diger küçük kentlere göre daha az maruz kalır insan.

Özbekistan’da karşı cinsle evli olduğunuzu ve açık kimliğinizle aktivizm yaptığınızı belirtiyorsunuz. Kimliğinizi açıkça belli etmeden sorunsuz bir yaşam imkanınızdan feragat edip LGBT aktivizmi yapmanızdaki motivasyonlar nelerdir?

Açıkca aktivistlik yapmamın sebebi saklayacak bir şeyimin kalmadığındandır. Artık bana yakın olan herkes biliyor benim biseksüel olduğumu. Ailem, akrabalarım, arkadaşlarım, konu komsu… Madem herkes biliyor önümde bir engel yok. Artık haklarımız için mücadele ediyoruz birkaç arkadaşla birlikte.

Şu anda *****’de bulunduğunuzu söylüyorsunuz. Eşiniz de sizinle beraber mi? LGBTİ Aktivizmi yapmanıza eşiniz nasıl yaklaşıyor?

Evet *****’de eşimle birlikte yaşıyoruz. Aktivistlik yapmama esim karşı değil. “Çünkü birileri bir yerden başlamalıydı, o da sen oldun” diyor. Tabi bazen endişeleniyor. Sorular soruyor. “Bizim devlet seni Turkiye’den göturebilir mi? Acaba iade edin dese Türkiye gönderir mi?” diye. Genel olarak en büyük destekçim eşimdir. Özbekistan’da LGBTİ+lerin durumunu çok iyi biliyor. Çunku herhangi bir şey olursa LGBTİ’lere Özbekistanda. İlk önce benimle birlikte haberdar oluyor.

Polis saldırısına uğradığınızı söylediniz. Sizi polisler hangi gerekçe ile alıkoydu? Polisler biseksüel olduğunuzu nasıl öğrendi?

Ben arkadaşımın evindeyken polis içeriye kamera ile girdiğinde ben arkadaşımla yataktaydım ve polis beni suç üstü yakaladı. Yani Özbekistan anayasasına gore iki yetişkin erkeğin cinsel birliktelik yaşaması 120 maddede de suç sayılır ve 3 yıl hapis cezası alır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde bazı medya unsurları doğrudan LGBTİ bireyleri hedef gösterebiliyor. Özbekistan’da da basın yoluyla halka bir saldırı mesajı veriliyor mu?

Özbekistan’da ana akım medya devletin elinde. Özel kanallar dahil. Tabi ki doğrudan saldırı mesajı veremezler ama zaman zaman LGBTİ’leri kısada olsa karalamalar olabiliyor. Kısa dememin nedeni gündemde olmamızı istemezler. Genelde o dediğiniz doğrudan saldırı mesajını polisler verir. Ben tüm saldırıların, işkencelerin arkasında polisin olduğunu söyleyebilirim. Çünkü LGBTİ bireylerine saldıranlar hiçbir ceza almıyor. Bir düşünün, polis devletinde sıradan bir vatandaşa bir tekme atamayan adamlar, bireyleri gördüğünde öldüresiye dövme cesaretini kimden alıyor sizce? Açıkça bıçaklamakla, boğazını kesmekle tehdit ediyorlar.

Türkiye’deki LGBTİ bireylere bir mesajınız var mı?

Turkiye’deki LGBTİ bireylere şunu söylemek istiyorum. Hakkınızı savunun, sonuna kadar. Sizin bu toplumun bir parçası olduğunuzu, kendi haklarınız için sonuna kadar mücadele ettiğinizi gösterin tüm insanlara. Aşk kazanacak. Homofobikler alışacak, kabul edecek. Her alanda, her yerde olduğunuzu gösterin. Şuan üzerimizde bulutlar var, yağmur yağacak güneş çıkacak o zaman gökkuşağını herkes görecek.

Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans, İnterseks, LGBTİ

Çocuk İstismarı ve İhmali ile Mücadele Derneği’nin gözünden LGBTİ+ bireyler..

Bizi tüm birimlerimizin katkılarıyla bu çalışmaya iten en önemli sebep, üyelerimizle yaptığımız sohbetler sırasında Psikolojik Destek Koordinasyon Merkezi’mizde görevli bir Psikolog arkadaşımızın paylaştığı bir anısı olmuştur. Çocuk ve Ergen Psikolojisi ile Aile Terapisi Uzmanı olan arkadaşımıza bir aile danışmaya gelir. Anne baba 15 yaşındaki oğullarının eşcinsel davranışlara yönelmeye başladığını ve tedavi edilmesi gerektiğini beyan ederler. Ekonomik ve kültürel seviyeleri orta ve üst sınıf görünen aileye arkadaşımız, bu durumun bir hastalık olmadığını, bu sebeple de tedavisinin mümkün olmadığını belirtmesi üzerine, anne “Oğlunuz kanser deseydiniz, bunu kabullenebilirdim. Fakat bu söylediğinizi kabul etmem mümkün değil. Daha uzman birine gidelim.” diyerek ayrılırlar.

Konuyla ilgili bir çok bilimsel makale, uluslararası bir çok araştırma ve pek çok uzman görüşü alınarak toplanan bilgilerin sizlerle paylaşılması sonrasında sizlerden bir kaç ricamız olacak.

1-) Önce dış ülkelere bakmak istedik. Amerika’nın Kaliforniya Eyalet Valiliği tarafından alınan kararda “Herhangi bir bilimsel ve tıbbi dayanağı olmadığı için eşcinsel kişilerin tedavi edilmelerine yönelik çalışmalar yasak.”

2-) Dünyada #OnurYürüyüşü adlı eyleme en büyük katılımın olduğu Brezilya’da her 24 saatte bir eşcinsel öldürülüyor.

3-) İngiltere’de bir polis merkezinin önündeki bayrak direğine dayanışmayı temsil etmek için gökkuşağı renklerinde bayrak asılırken; Irak’ta, Suriye’de, Libya’da dinci terör örgütleri tarafından eşcinsel avları düzenleniyor, öldürülenler şehir meydanlarına asılıyor.

4-) Hollanda tarafından yapılan uluslararası bir araştırmada, eşcinsellikle ilgili toleransı ölçmek adına katılımcılara yöneltilen sorulardan biri, “Eşcinsel bir komşumuz olsun ister misiniz?” Ülkemizde verilen cevapların %85’i “HAYIR”. Yani 7 kişiden 6’sı.

5-) HAYIR diyenlerin farklı gerekçeleri olsa da “EVET” diyenlerin en önemli ortak özelliği; bir lgbti birey tanımış, konuşmuş ya da birlikte çalışmış.

6-) Ülkemizle aynı kategoride olan ülkelerden bazıları; Zimbabve, Gana, Fas, Ruanda, Irak, Güney Kore…Bu ülkelerin neredeyse tamamında eşcinsellik cezalandırılan bir suç. Oysa ki ülkemizde son dört padişahın babası Abdulmecid döneminde, günümüzden 150 yılı aşkın süre önce,

7-) eşcinselliği suç olmaktan çıkartmıştı. Uluslararası Lezbiyen ve Gay Birliği’nin ( @ILGAWORLD ) verilerine göre dünya genelinde LGBTI bireylerin sayısı 3 milyara yaklaşmakta.

8 -) Cumhurbaşkanı, “Eşcinseller, domuzdan da, köpekten de daha aşağılıktır.” diyen, Zimbabve ile “Yaratılanı severiz, Yaradandan ötürü.” diyen Yunus Emre’nin yetiştiği coğrafya aynı kategoride mi olmalı?

9-) Homoseksüellerin düzelmesi için zorla evlendirildiği, lezbiyenlere tecavüz edildiği, polis ve durumdan vazife çıkaran milislerin yasalarda suç sayılmadığı halde LGBTI avı yaptıkları orta doğu ülkeleriyle hoşgörü abidesi Mevlana Celalettin Rumi’nin yetiştiği coğrafya aynı…

10-) … kategoride mi olmalı? Oysa ki; Anayasa Mahkemesi’nce “SAPKIN” söyleminin Anayasa’ya aykırı olduğunun ve nefret söylemi sebebiyle suç sayıldığı kararı alınmıştır. Eşcinsel öğretmenin işten atılmasını Danıştay hukuka aykırı bularak öğretmen lehine karar vermiştir…

11-) Bir Ağır Ceza Mahkeme heyeti 17 yaşındaki eşcinsel oğlunun kafasına ateş ederek öldüren babaya ve azmettiren amcalara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiştir. Zabıtlara; “Cinsel Tercih” yerine, “Cinsel Yönelim” ibaresini yazdırabilen savcılarımız olmuştur.

12-) Örnekleri çoğaltabilecekken, ülkemizin; Ruanda, Gana gibi ülkelerle aynı kategoride olması ne derece doğru? Tabi ki ülkemiz ve dünya LGBTI hakları konusunda bugünlere kolay gelmedi. Özellikle eğlence sektöründe çalışanlar çok ağır şiddet gördüler, işyerleri yağmalandı.

13-) Kadına benzeyebilmek için “DUVAR” ameliyatları oldular. Tabi ki genel beklenti, bir valimizin #OnurYürüyüşü ‘ne en ön safta katılıp, elinde gökkuşağı bayrak saklaması değil. Ancak 10 yıl önce yalnızca 30 kişinin katıldığı bu yürüyüşe bugün 10.000ler katılıyor.

14-) Yine de bu insanlar, günlük hayatlarının her alanında sürekli olarak ayrımcılığa uğruyor ve homofobik söylemlerle karşı karşıya kalıyor. Bu insanlar büyük bir depresyon ve anksiyete sıkıntısı yaşıyor. Alkol ve madde bağımlılığına yöneliyor.

15-) İş bulamamak, eğitim alamamak onları zamanla yoksulluğa itebiliyor. Yoksulluk, beraberinde suç işlemeye ya da seks işçiliğine yönelmeyi arttırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü ( @WHO ) 17 Mayıs 1990’da açıkladığı çalışmanın sonucunda “Eşcinsellik Hastalık Değildir!” demiştir.

16-) Dünyada LGBTI bireylerle ilgili her türlü yasal düzenlemeyi yapan, hatta resmi ve dinî evliliklerine dahi onay veren ülkelerde bile LGBTI bireyler ciddi bir nefret söylemi ve nefret suçu ile karşı karşıyayken, Türkiye 2008-2015 yılları arasında trans cinayetlerinde…

17-) …35 cinayetle Avrupa birincisi. Avrupanın tamamında aynı dönemde öldürülen LGBTI bireylerle sayısı 57! Avrupa ülkeleri,bu konuda çok gelişmiş yasalara sahip. Ancak bilindiği üzere yasalar tek başına yeterli olamıyor. Dünyanın her yerinde geniş kesimleri tepki gösteriyor.

18-) Çünkü LGBTI bireyler hakkında çok az şey biliyoruz. Bu bilinmezlik bizi korkutuyor. Korku zamanla öfkeye, öfke nefrete, nefret de şiddete dönüşüyor. Bu yüzyıllardır süre gelen bir korku aslında. Yüzyıllardır eşcinselliğin, veba gibi toplumdan arındırılması gereken bir …

19-)… hastalık olduğunun düşünülmesi korkusu! Yüzyıllardır inançlara aykırı olduğu, günah olduğunun düşünülmesi korkusu! Yüzyıllardır üremeye yaramadığı için, doğaya aykırı olduğu korkusu! Elbette herkesin kültürüne, inancına, dünya görüşüne saygımız sonsuz.

20-) Ancak bugün doğada 500’den fazla türün; kuştan, balığa; ördekten, solucana kadar eşcinsel davranışlarda bulunduğu bilimsel bir gerçektir. Tamamı olmasa dahi büyük bir kısmı bilimsel yöntemlerle izah da edilebiliyor. Bu bilimsel çalışmalar konunun doğaya aykırı olmadığını…

21-) …doğa eşcinsel davranışı defalarca tekrarlayan bir sistem. 10 Aralık 1948’de BM Genel Kurulu’nun Paris’te yapılan 183. Oturumunda kabul edilen 30 maddelik “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ne Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak imza atmamızla birlikte,

22-) bütün insanların onur ve haklar açısından özgür ve eşit olduğunu kabul etmişiz. Tüm insanların güven içerisinde, özgürce yaşam hakları olduğuna imza atmışız.

Bildirgede “TÜM İNSANLAR” yazıyor. Bir bölümü değil. Devletimiz temel haklar açısından her bireye eşit muamele…

23-)…etmek zorundadır. Kimse temel hak ve özgürlüklerden mahrum edilemez. Devletin her yurttaşına eşit haklar vermesi ve koruması Anayasal yükümlülüğüdür.

Eksik yasalar tamamlanabilir, yanlış yasalar düzeltilebilir. Önemli olan zihniyetleri değiştirmektir.

24-) Zihniyet de yalnızca bilimle değiştirilebilir. Bilim bize bugün DNA üzerindeki 3 bölgede, öncelikli olarak erkek eşcinselliği il ilgili etkileyen bölgeler olduğunu göstermekte. DNA üzerindeki 3 bölgenin başında X, Q, 12 kromozomu geliyor. Bu bölgede çok sayıda gen var.

25-) Henüz hangi genlerin eşcinselliğe yol açtığı bilinmiyor. Ancak eşcinselliğin genlerle ilgili bir boyutu olduğu da gerçektir.

DNA üzerinde metil grupların eklenmesiyle ortaya çıkan bazı değişiklikler de cinsel yönelimi etkiliyor. Bilim insanları buna “EPİGENETİK” diyor.

26-) “Dış etkenlerin meydana getirdiği epigenetik değişiklikler.” Fakat bu dış etkenler asla, “ Dominant bir anne, evde olmayan baba, ya da cinsel istismara uğrama” değildir. Epigenetik değişiklikler moleküler düzeyde ve anne karnında başlayan değişikliklerdir.

27-) Annenin hamileliğinde aşırı strese maruz kalması gibi. Moleküler olarak eşcinsellik henüz tam olarak tanımlanamamış olsa da, şu muhakkak ki, davranışı ağır cezalarla etkileyebilirsiniz belki ama yönelimi değiştirmeniz mümkün değildir.

28-) Cinsel yönelim ne tercih edilebilir, de özendirilebilir, ne öğretilebilir, ne de seçilebilir bir olgudur.

Çocuk istismarı ve ihmali alanında çalışma yapan bir dernek olarak, “Bu konu sizin ne üstünüze vazife ki?” diyebilirsiniz. Aslında tam da bizim üstümüze vazife.

29-) Çünkü cinsel yönelimler ergenlik çağı ile başlayan bir durumdur ve yasalarımıza göre 18 yaş altı herkes çocuktur. Cinsel yönelimi farklı olduğu için çok ağır şiddete, dışlanmaya ötekileştirilmeye maruz kalan 14-15 yaşındaki çocuklar da bizim çocuğumuz.

30-) Bu çalışmayı bu noktaya kadar okuma duyarlılığını gösterdiyseniz eğer, sizlerden birkaç ricamız olacak. Aşağılanan, ayrımcılığa uğrayan, oturacak ev, okuyacak okul, çalışacak iş bulamayan; depresyona, hatta intihara sürüklenecek kadar ağır psikolojik travmalar yaşayan…

31-) … insanların; bir an için, anneniz, babanız, kardeşiniz, çocuğunuz, öğretmeniniz, öğrenciniz, doktorunuz, hastanız; aslında hepsinden önemlisi kendiniz olduğunu düşünün!

32-) Nasıl ki ÇOCUK İSTİSMARI İLE MÜCADELE çocukların vermesi gereken bir mücadele değilse, Nasıl ki KADIN CİNAYETLERİ kadınların kendi başlarına vermesi gereken bir mücadele değilse, Nasıl ki toplumun her kesiminin bu iki konuda ortak bir çaba içerisinde olması gerekliyse;

33-) LGBTI bireylerin hakları ile ilgili olarak da; hepimizin, hep birlikte çaba sarf etmesi gerekir.

34-) Şimdi sizlerden ricamız, bu çalışmayı okuduktan sonra cinsel yönelimin tabiatın içinde bir çeşitlilik olduğunu çevrenizde en az bir kişiye anlatın. Sizden ricamız, çevrenizden en az bir kişiye, her şeyden önce İNSAN olduğumuzu anlatın!

35-) Sizden ricamız, her insanın hayatını istediği gibi yaşamaya hakkı olduğunu, her insanın istediğini sevme hakkı olduğunu çevrenizde en az bir kişiye anlatın. Huzur, güven ve mutluluk içinde yaşayacağımız bir dünya umuduyla…

Çocuk İstismarı ve İhmali ile Mücadele Derneği

Eşcinsel Hikayeler & Öyküler: Eşcinsel bir erkekle evlenen kadının hikayesi

Hikayede Valeria takma ismini kullanan kadın bugün 75 yaşında.

37 yıllık evliliği boyunca kocası ile sadece üç kez cinsel ilişkide bulunan kadın, kocası ölene kadar anlamıyor bunun nedenini.

Gençliğimde, ‘bir erkek seninle vücudun için beraber olmuyorsa eğer, sana sen olduğun için değer veriyordur’ diye öğrettiler bize rahibeler’ diye anlatıyor kadın.

Evliliğimizin ilk yıllarında kocam bana yaklaşmayınca, aklıma bir şey gelmemişti bu yüzden. Bana değer verdiğini düşündüm hatta.

Otuz yedi yıl birlikte yaşadım onunla ve o süre boyunca sadece üç kez cinsel ilişkide bulunduk. Tesadüf bu ya, her defasında hamile kaldım.

Yorganı kafamıza kadar çektikten sonra lambayı kapatırdı eşim ilişki sırasında. Uzun sürmezdi zaten. Üçüncü çocuktan sonra, bir daha da eli elime değmedi zaten.

Güzel bir adamdı kocam.

Çok çekici buluyordum onu, dokunsun istiyordum bana ama o her seferinde itiyordu beni. Bir keresinde sordum hatta.

Neden istemiyorsun, dedim ama cevap alamadım soruma.

Onu hiç çıplak görmedim, biliyor musunuz?

Banyonun kapısını herzaman kilitlerdi.

İnançlı bir katolik olmam arzularımı dizginlemeye yetmemişti ama bu konuda konuşmamayı öğretmişti.

Hafifmeşrep, ya da seks meraklısı zannederler korkusuyla kimseye açamadım derdimi. Ölene kadar, ona dokunamadan, aynı yatağı paylaştım kocamla.

Yatak odasına giden koridorun verdiği acı dayanılmaz olurdu bazı günler. Erkenden çıkardım bu yüzden odaya. O, gece yarısı gelirdi yatağa. Beni bir kez kollarına alsın diye çok geceler bekledim ama, almadı.

Beklemekle geçti yıllarım.

Başka birisi ile de köreltmek istemedim duygularımı. Onu istiyordum. İyi ve kötü günde onunla beraber olmak üzere Tanrı’nın önünde yemin etmiştim.

Evime, çocuklarıma, işime verdim kendimi sonra. Neyse ki onlar emeklerimin değerini bildiler.

İşimde de başarılıydım.

Eşim öldükten sonra, evliliğim sırasında göremediğim sinyalleri bir bir algılamaya başladım.

Evlenmeden önce, ‘iki yatak alırız’ demişti kocam bana. O zaman anlam verememiştim ama yine de kabul etmiştim isteğini. İki ayrı yatak ve tek bir çarşaf dış dünyaya bizi bir çift gösteriyordu ama gerçekte aynı evin içinde iki ayrı, iki yalnız insandık.

Öldükten birkaç hafta sonra, 2010 yılında, üç adam aradı beni. Kocamı yakından tanıdıklarını söyleyip başsağlığı dilediler. Üçünü de ayrı ayrı eve davet edip konuştum ve o konuşmalardan sonra herşey yerine oturdu.

Kızgınlıklarının, asabiyetinin, hüsranının, beni reddedişinin, suskunluğunun ve daha birçok şeyin nedenini o zaman anladım.

Herkesi ‘normal’ olduğuna ikna etmekle geçirmiş meğer hayatını. Vizite kartı benmişim.

Aptal de, salak de bana ama onun homoseksüel olduğunu aklımın ucundan bile geçirmemiştim.

Öğretmendi.

Homoseksüel olduğunu bilselerdi eğer, atarlardı onu işinden.

62 yaşındaydı kanser olduğunu öğrendiğinde. Bir sene sonra da öldü zaten. Ölüm döşeğinde bile bir şey söylemedi bana.

O üç adamla konuştuktan sonra acılarım biraz olsun hafifledi diyebilirim. Karanlık bir evliliğin azabından kurtulmuş, sorularıma cevap almıştım.

Mutsuzluğumuzun nedeni ben değilmişim meğer.

Bunu bilmek beni öyle özgürleştirmişti ki.

Yalansız yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrendim sonra.

Özgürlüğe kavuştum kavuşmasına da, o kaybolan yılların acısı bir türlü çıkmıyor içimden. Eşim hem kendi hayatını, hem de benimkini mahvetti.

Ne o istediği gibi yaşayabildi, ne de ben.

Birbirimize o kadar yakın olmamıza rağmen, birbirimizin acılarından habersiz bir hayat yaşadık ve en çok ağırıma giden de bu. Ne kadar safmışım, diyorum kendi kendime bazen. Ama benim ne suçum vardı ki? Rahibeler bize öyle öğretmişlerdi.

Kafama sıkasım geliyor o yıllar aklıma geldikçe.

Yazık değil miydi bize?

………..Sırlarını öbür dünyaya götürmek zorunda bırakılan, oldukları gibi yaşama hakları ellerinden alınanlara hitaben, onların anısına…

Eşcinsel Hikayeler

İsrail, Tel Aviv LGBTİ Onur Yürüyüşü 2019

Ortadoğu’nun en büyük onur yürüyüşü dün Tel Aviv’de yapıldı.
İsrail’in Tel Aviv kentinde dün gerçekleştirilen 20. LGBTİ onur yürüyüşüne 250 bin kişi katıldı.
Dünyaca ünlü eşcinsel sanatçı ve isimlerin de katıldığı yürüyüş renkli görüntülere sahne oldu.
Geçtiğimiz yıl Tel Aviv’de yapılan onur yürüyüşü etkinliğinden 45 milyon dolar kazanan İsrail, bu yıl gelirini daha da artırdı. Tel Aviv Onur Yürüyüşü

İç dökme seansına hoşgeldiniz.

Üniversite yıllarım 2. Sınıftayım o ara okulumuza yeni bir öğretim görevlisi geldi.Benden sadece ve sadece 2 yaş büyük çok tatlı kıpır kıpır bi kız.Sohbet muhabbet ortamı ilerledi,paylaşımlar arttı,enerjiler tuttu bende küçük kelebek kanatları…

Uzaktan onu izlerken şu cümleyi kurduğunu hatırlıyorum.

“Umarım sana aşık olmam”(sanki sonradan olacaklari hissetmişim gibi)

En güzel yanı o da beni sevmiş. Bunu bir süre sonra bahar şenlikleri için görevli olduğu yere gittiğimde,goz goze geldigimiz anda kollarını açıp sarılmak üzere bana doğru gelirken anladım.Nasıl atladım boynuna,nasıl sarıldım anlatamam.Sonrası rüya gibi ilk sarılıp uyuduğum gece,ilk öpüşme,ilk sevişme,kahvaltılar birlikte yapılan yemekler..Tam 3 yıl ömrümde baharı yaşadım.Onun aşkını içimde hissettim.Sevildiğimden çok emindim.Bir gün bile ayrı kalamıyorduk.Ders bittiği an soluğu odasında alıyo kapının arkasında öpüp tekrar sınıfa dönüyordum.

Ama her şeyin bi sonu vardı.Saklanmak zorunda olmanın zorluğu,stresı bizim sonumuzu getirdi.

Yaşadığımız sorunların artık evereste tırmandığı dönemde onun hayatında bi erkeğin varlığını hissettim yaşadığım acının tarifi yoktu.O ne kadar inkar etse de ben anlamıştım.Hissetmiştim…Sanki hayat bitmişti benim için. Onu geri kazanmak icin cok ugrastim.Ama olmadi.

Son bir çırpınışla mezun olup o şehirden uzaklaşmayı koydum kafama.Aylar sürdü ama başardım ve size film sahnesi gibi gelse de -ki bana bile böyle geliyor- eşyalarımı arabaya yüklerken onun evinin önünde o adamın arabasını gördüm ve yanan tek ışık yatak odasının ışığıydı.Ailem olmasa orda yere yığılır susmamacasina ağlardım sanırım.Sonra isteme nişan ve nikah haberlerini aldım. Sanırım içimdeki aşkın yerini nefrete bırakması bu zamana denk geliyor.

6 ayın sonunda boşandılar ve beni aradı Seni çok üzdüm hata ettim özür dilerim bebeğim.

Aynen bu mesaj geldi.

Ne diyebilirsiniz ki? Ömrümden ömür gitmiş benim özür nedir ki.Unutmak mümkün olmasa da acısı azaldı.Aşkın bitmesi gibi acıda bitti.

Çok uzun yıllar geçti üstünden ama unutmadığım 3 şey var.

Onun montunun cebinde el ele dolaştığımız günler.

Bi Deniz Seki şarkısı

Ve kokusu tabi ki

Bir de değişmeyen tek şey hatırladığım da bogazimda ki yumruk ve gelen ağlama hissi.

Kaynak

Eşcinsel Topluluğuna Yönelik Sanal Tehditler!

Bu bölüm, LGBTI insan hakları savunucularının ve Sahra Afrikası ülkesindeki kişilerin karşı karşıya kaldıkları dijital tehditlerin ve savunmasızlıkların bazılarının durumlarına genel bir bakış içermektedir. Bu tehditler, işimizi yürütmek, ağlar ve topluluklar kurmak ve kimliklerimizi ifade etmek için bilgisayarları, internet ve cep telefonlarını kullanmamızdan kaynaklanır.

Bölgedeki LGBTİ topluluğuna yapılan marjinalleşme ve saldırılar çeşitli biçimlerde ortaya çıkmakta ve maalesef topluma karşı toplumsal ve politik düşmanlığın yaygın bir tutumundan doğmaktadır. Afrika’da, LGBTİ topluluğunun üyeleri, cinsel yönelimlerini veya cinsiyet kimliği durumlarını keşfeden aile üyelerinden hakaret, tehdit ve dışlanma ile karşı karşıyadır. Bölgedeki LGBTİ bireyler genellikle aile, toplum ya da devlet tarafından yönetilen bir cadı avı zihniyetinin kurbanlarını bulurlar ve hedef alınmadan kimliklerini ya da yönelimlerini gizlemeyi umutsuz bulurlar.

İstisnalar olmasına rağmen, hem Müslüman hem de Hıristiyan dini kurumlar LGBTI topluluğuna karşı düşmanlığı da teşvik etme eğilimindedir. Birçok dini lider, eşcinselliğe karşı vaaz verir ve takipçilerinin uygulamayı kabul etmemelerini tavsiye eder.

Eşcinselliğin, bölgenin büyük bir bölümünde hala “Afrikalı olmayan” olarak görülmesi nedeniyle, politikacılar ve dini liderler, çekiş gücü kazanmak için LGBTI gruplarına karşı yüksek sesle konuşuyorlar. Bazı dini liderler, eşcinselliği geleneksel, sosyo-kültürel ve ahlaki inançlar ve değerler için bir tehdit olarak görüyor ve bunu kabul edilmemesi gereken olumsuz bir batı kültürü olarak algılıyorlar. Diğer politik kampanyalar, daha sonra oy almak için kullanılan ve insanları politik, sosyal ve ekonomik başarısızlıklardan uzaklaştırmak için kullanılan nefret demagogueryerine dönüşür. Bu tür kampanyalar, LGBTİ bireylerinin günlük olarak karşı karşıya kaldıkları şiddete, dışlayıcılığa ve baskıya dönüşüyor. 2014 yılında Nijerya’da ve Uganda’da eşcinselliğin daha sert bir şekilde suç haline getirilmesiyle ilgili yasalar çıkarıldı ve bunu toplumun homofobik unsurları tarafından zulüm kampanyaları izledi.

Bunlar bölgedeki LGBTİ’lerin karşılaştığı tek tehdit değildir. Bölgedeki cep telefonlarının ve akıllı telefonların, bilgisayarların ve internet erişiminin yaygınlaşmasıyla LGBTİ bireyler kimliklerini ifade etmek ve iletişim ağları ve topluluklar kurmak için bu yeni iletişim araçlarını kullanmışlardır. Bununla birlikte, devlet ve toplumun homofobik unsurları bu yeni medyada eşit olarak mevcut ve topluma saldırmak için yeni, teknolojik araçlar keşfediyorlar. Cep telefonlarının, sosyal medya platformlarının, e-posta ve arkadaşlık sitelerinin taciz, zorbalık, cinsel şiddet ve hatta kovuşturma için delil toplama aracı olarak kullanılması giderek yaygınlaşmaktadır. Bu bölüm, bölgedeki LGBTİ bireylerin karşı karşıya olduğu dijital güvenlik açısından önemli riskleri ana hatlarıyla belirleyecek ve bu tür saldırılardan kaçınmamıza yardımcı olabilecek araç setinin bölümlerine bağlantı sağlayacaktır.

Topluluğun karşılaştığı en yaygın dijital tehditler şunlardır:

Hesaplara ve cihazlara erişim

Kovuşturma kanıtı

Yakalama ve gasp

Taciz, fiziksel ve cinsel saldırılar

Kötü amaçlı yazılım enfeksiyonu

İzleme ve takip

 

Hesap ve Cihazlara Erişim

Sorun:

“Liderliğe” giden mahremiyet ihlali, bazı LGBTİ bireylerin bölgedeki karşı karşıya olduğu en büyük korkulardan biridir. Bunun gerçekleşmesi için yaygın bir yol, birinin bilgisayarında veya cihazlarında bir başkası tarafından erişilip, üzerlerinde saklanan hassas bilgileri görebilmesidir. Bu bilgiler şunları içerir:

iş belgeleri;

resimler veya videolar;

önceki tarama geçmişi;

tanışma uygulamaları;

özel e-posta konuşmaları;

SMS veya çeşitli sohbet uygulamaları

Bu tür bir gizlilik ihlali, cihazınızı bir arkadaşınıza ödünç vermek veya çalınması gibi basit eylemlerle gerçekleşebilir. Bununla birlikte, politik nedenlerle veya gasp amaçlı olarak aranan veya toplatılan bilgisayarların riskini de dikkate almamız gerekiyor. LGBTİ insan hakları savunucularının veya evlerinin veya ofislerinin baskın düzenlediği, kolluk kuvvetleri veya özel kişiler tarafından yapılan pek çok örneği vardır. Bilgisayarlar ve diğer cihazlar bu saldırılarda çok sık çalınır veya el konur. Bazen, bir baskının oldukça açık bir şekilde yorumlanabilen ve LGBTI topluluğunu daha fazla damgalamak için kullanılan “ponografi” veya “uygunsuz materyal” arayışı bahanesiyle gerçekleşebilir. Bu durumda, bilgisayarlardaki materyaller ve tarama geçmişi genellikle örnek olarak aranacaktır.

Örnek olaylar

2012 Ağustos ayında, Zimbabve’nin Gays ve Lezbiyenleri (GALZ) ofisleri, polis tarafından basıldı ve pornografi ya da Başkan’a maddi hakaret içerdiği şüphesiyle bilgisayarlara ve diğer materyallere el konuldu. Materyaller GALZ, Ocak 2014’te geri dönme kararı veren bir mahkeme davası kazanana kadar iki yıl boyunca tutuldu.

2013 yılında Uganda’da 65 yaşındaki bir işadamı tutuklandı ve bilgisayar çalındıktan ve üzerinde bulunan gay pornografisi saklandıktan sonra “insan ticareti ile ilgili kaçakçılık” suçlamasıyla suçlandı. Hırsızlar malzemeyi Uganda’nın Red Pepper gazetesine aktardılar. Bu video, başlığın altındaki videoda ayrıntılarını şöyle özetledi: “Exposed – Top City Tycoons Sodomy Sex Video Sızıntıları” ve materyal daha sonra polise aktarıldı ve temel olarak kullanıldı. kovuşturması için.

Ocak 2014’te, Côte d’Ivoire’daki LGBTİ hakları organizasyonu “Alternatif” in ofisleri, yerel sakinlerden öfkeli bir kalabalık tarafından saldırıya uğradı ve tüm bilgisayarları çalındı.

İnsan Hakları Savunucusu İfadeleri:

“LGBTİ propagandasını desteklediğimizi belirtmek için ev sahiplerimizin basılabileceği, bilgi edinildiği ve bize karşı eylemciler olarak kullanabileceğimiz toplantılara gidiyoruz. Toplantılarımız, atölyelerimiz ve seminerlerimizle dizüstü bilgisayarlarımızla birlikte seyahat ediyoruz, özellikle havalimanları riskli bir yer olabilir. Bagajlarınızı gözaltına alıyor veya hatta kaybediyorlar! ” – Anonim İnsan Hakları Savunucusu

Güvenli kalmak: LGBTİ bireylerin artan sosyal ve yasal zulümleriyle, cihazlarımızı ve hesaplarımızı istenmeyen erişimden korumak için harekete geçmemiz gerekiyor. Neyse ki, sadece birkaç basit adımı uygulayarak daha güvenli olabiliriz:

Öncelikle, cihazlarımızı ve hesaplarımızı KeePass gibi programların yardımıyla güçlü şifrelerle korumalıyız.

Eklenti ile Mozilla Firefox gibi güvenilir bir tarayıcı kullanmalı ve gizlilik ayarlarını öğrenmeliyiz. Veya, İnternet’te anonim taramayı kolaylaştıran ve tarama geçmişinizi hatırlamayacak olan Tor Tarayıcısını kullanabiliriz.

Daha da güçlü güvenlik için, hassas materyallerimizi veya tüm sabit disklerimizi TrueCrypt gibi programlarla şifreleyebiliriz. Tam disk şifrelemesi, Windows Professional, Mac OS X, birçok Linux sistemi gibi pek çok işletim sisteminde, Android 4.0 veya daha sonraki sürümlerde ve iOS gibi akıllı telefon sistemlerinde bile, çoğu zaman manuel olarak etkinleştirilmek zorunda olsa da yerleşiktir.

Paylaşılan bir bilgisayarda veya bir İnternet Kafede interneti kullanıyorsanız, hesabınıza giriş yaptığınızda, Giriş yap girişini yapma, Beni hatırla veya Şifremi kaydet seçeneğini etkinleştirmediğinizden emin olun. Ayrıca, LGBTI ile ilgili sayfaları ziyaret ediyorsanız tarama geçmişinizi, arama geçmişinizi ve tarayıcı önbelleğinizi temizlediğinizden emin olun.

İnsan Hakları Savunucu İfadeleri:

“Cep telefonları çok, özellikle de metin mesajları çok kullanılıyor ve tutuklanan kişilere karşı davalar için kullanılıyorlar. Eğer bir aktivist iseniz ve tutuklanıyorsanız ve telefonunuz elinize geçerse Aynı zamanda siviller: Bazen bir ilişki bozulursa ve bir kişi örneğin Kamerun gibi bir yerde gitmeyi istemiyorsa … lezbiyen olsam bile, polise gidip “bak” dedim. bu kişi, o bir lezbiyen, beni rahatsız ediyor, bana gönderdiği şu mesajlara bak … ”. Kişiyi tutuklayacaklar ve beni umursamıyorlar. Özellikle, kişiye gönderdiğim şeye bakmazlar, ama o kişi bana ne gönderdi ve bir dava inşa etti. ” – Anonim İnsan Hakları Savunucusu

 

Kovuşturma Kanıtı

Sorun:

Bölgede LGBTİ bireyler için tutuksuz tutuklama ve tutuklama yaygın olsa da, yakın zamana kadar, kovuşturmaya yol açan tutuklamalar nadirdi; Bölgede son on yılda sadece bir avuç dava kaydedilmiştir. Bununla birlikte, yukarıda belirtildiği gibi, bazı ülkelerdeki kolluk kuvvetleri, bireylerin e-postalarına, metin mesajlarına ve aygıtlarda yer alan belgelere, cinselliğe dayalı olarak kovuşturma için kanıt toplamak amacıyla erişmeye başlamaktadır. Birçok durumda polis, bu kanıtları sadece resmi suçlamalardan kaçınmak isteyen kişilerden para çekmek için kullanıyor.

Güvende Kalmak:

Kendimizi korumak sadece kendi verilerimizi değil, aynı zamanda kendi toplumlarımızı da korumaktır. Güvenli bir şekilde iletişim kurmayı bilmek, WhatsApp, Facebook ve diğer birçok popüler platformun kullanıcı gizliliği göz önünde bulundurularak tasarlanmadığından her zamankinden daha önemli. Ancak alternatifler var:

TextSecure ve ChatSecure gibi uygulamaları kullanarak mobil cihazlarımızda güvenle sohbet edebiliriz.

Jitsi gibi programları kullanarak kişilerle sesli ve görüntülü görüşmeler yapabilmekteyiz.

E-postalarımızı şifreleyebilir ve Enigmail ile Gpg4usb veya Thunderbird kullanarak istenmeyen gözlere erişilemez hale getirebiliriz.

Facebook gibi güvensiz platformlardan bile kurtulabilir ve Crabgrass gibi alternatifleri keşfedebiliriz.

Bu şekilde, araya giren veya erişilen e-postalara sahip olma risklerini azaltabilir ve ağınızdaki kişilerle güvenli iletişim kurabilirsiniz. Bununla birlikte, bu araçların, özel mesajlarınızı paylaştığınız veya yayınladığınız kişilere karşı korunmayacağını unutmayın.

İnsan Hakları Savunucu İfadeleri:

“Bu şifrelemeyi seviyorum! Onu seviyorum! Ne olduğunu bilerek üçüncü bir kişi olmadan biriyle ilişki kurabileceğin fikri, dillerini, iletişimini, vayını kodlayabilirsin! Birbirleriyle iletişim kurarken, bu bilgiyi bir şekilde alabilen bir ‘Big Brother’ var. Jitsi bu bilginin kodlanmasını sağlar ki ‘Big Brother’ bunu çözemez. sadece sen ve seninle konuşan kişi arasında. – Anonim İnsan Hakları Savunucusu

“Geçen ay, benim bir ailem beni aileme götürdü. Annem çok merak ediyordu ama kanıtı yoktu. Çünkü telefonum ve bilgisayarımda bir şifre vardı, onsuz bende hiçbir şey kontrol edemiyordu. omzuma bak, tüm tarama geçmişimi temizledim ve tüm resimlerimi ve videolarımı bir TrueCrypt dosyası içine koydum.Tüm mesajlarim güvende olacak şekilde TextSecure kullanıyordum. Ayrıca, eski sevgilim onun şifresini benimle paylaşmıştı. ayrılırken telefonundaki her şeyi silmek kolaydı: resimler, metinler, e-postalar. Artık parolamı kimseyle paylaşmamayı öğrendiğime seviniyorum! ” – Anonim İnsan Hakları Savunucusu

İzlenme ve Takip

Sorun:

Çevrimdışı yayınlamak için kullandığımız çok sayıda etkinlik artık çevrimiçi. Bu tür örnekler bankacılık, alışveriş, anketler ve testler, sosyalleşme ve fikir paylaşımıdır. Hükümetler (biyometrik kayıt), cep telefonu şirketleri, şirket veri tabanları, ‘rasgele anketler’, oyun komaları ve mobil uygulamaların sürekli ihtiyaç duyduğu kişisel ve görünüşte rastgele veriler, 2013 yılında Snowden sızıntıları tarafından şirketler tarafından kullanılan araçlar olarak doğrulanmıştır. Hükümetler, bizi hedef alan gözetleme ve saldırılara yol açabilecek veri toplayacaklar.

Hizmet kullanımımızla ilgili verilerin toplanması ve analizi, özelliklerimizi ve niteliklerimizi tahmin etmeyi mümkün kılmıştır. Michal Kosinski, 2013 yılında, bir bireyin Facebook, ‘beğenilerini’ kullanarak yaş, cinsiyet, cinsel yönelim, din ve siyasal eğilimler gibi özelliklerini belirleyebilecek matematiksel bir araç geliştirdi. Bu tür araçlar hem işletmelere hem de hükümetlere açık olmakla birlikte, özellikle bu tür faaliyetlerin kriminalize edildiği ülkelerde LGBTİ gruplarının ve kişilerin kötüye kullanımı ve hedeflenmesi olasılığını görmek kolaydır. İlgi alanımızın, alışkanlıklarımızın ve özelliklerin bir profilini oluşturmak için kullanılabilecek çeşitli hizmetler, sosyal ağ hesaplarımız, çevrimiçi bankacılık, çevrimiçi ticaret ve akıllı telefon uygulamalarımızı içerir.

Ayrıca, hızla büyüyen gözetim endüstrisi, sürekli olarak devletlere uzaktan müdahale ve gözetim ürünleri sunmaktadır. Nijerya ve Etiyopya, bu araçları satın almak ve kullanmak için ortaya çıkan Afrika’daki ilk ülkelerdendir.

İnsan Hakları Savunucusu İfadeleri:

“Biz diğer MSM erkeklerle temas kurarken anonim kalmaya devam etmek için Tor Browser kullanıyoruz. Bunun sebebi, hangi sitelere gittiğinizi hiç kim izleyeceğinizi asla bilmemenizdir. Google’da yaptığım tüm aramalar geçmişimde görünmek için kullanılır. Tor, durum böyle değil. ” – Anonim İnsan Hakları Savunucusu

“Ben her gün Tor kullanıyorum. Ayrıca telefonumda Orbot kullanıyorum, bu yüzden telefonu veya bilgisayarı kullanırken her zaman anonim olmayı seviyorum.” – Anonim İnsan Hakları Savunucusu..

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans & İnterseks

Eşcinselliği-nizi Gerçekten Kabul Etmek!

Her ailenin göstereceği tepki farklı olabilir. Kimisi çocuğunu kabullenmese de ilişkilerini sürdürür ve onu sevmeye devam eder. Kimisi de çocuğunu o denli kabul eder ki, kendilerine “Çocuğunuzun cinsel eğiliminizi değiştirmek imkanınız olsa değiştirir miydiniz” diye sorsalar, “Böyle bir imkanım olsa toplumun homofobik düşüncelerini değiştirmeye çalışırdım” derler. Tabii bu aileler azınlıktadır. Artık aileniz eşcinselliğinizi özümsemiştir. Bunun en basit faydasını, evde artık eşcinselleri aşağılayıcı esprilerin yapılmaması şeklinde görürsünüz.

Eşcinselliğiniz aileniz için önceden planlanmamış bir yolculuk gibidir. Ailenin bu yolculuk boyunca dağılması ya da birbirlerine kenetlenmesi, bireylerin sevgi ve karşılıklı saygısına bağlıdır. İki tarafında karşılıklı hoşgörülü davranması ve birbirlerine zaman tanımaları, kavgadan kaçmaları bu seyahati kazasız belasız atlatmanın biricik yoludur. Hepinize iyi yolculuklar!!!!!

Türkiye Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans & İnterseks Topluluğu

Ailenize Eşcinsel Olduğunuzu Anlatmadan Önce!

Ailenize Açılmadan Önce Kendinize Sormanız Gereken Sorular….

1- Cinsel tercihinizin eşcinsellik olduğuna emin misiniz? Eğer kendi içinizde çatışma halinde iseniz, cinsel tercihinizden %100 emin değilseniz onlara açılmak için acele etmeyin. Unutmayın ki ailenize konuyu açarken ve bazı sorularını cevaplarken, onlara tatmin edici yanıtlar vermek, kendine güvenen bir tutum içerisinde olmak durumundasınız.

2- Homoseksüellik hakkında yeterli bilginiz olduğunu düşünüyor musunuz? Ailenizin eşcinsellikle ilgili zorlayıcı soruları olabilir. Bu yüzden eşcinsellikle ilgili kaleme alınmış ne kadar çok eser okursanız, bu soruları o derece rahat cevaplayabilir; hatta okumaları için bu kitapları evin görünecek yerlerine koyabilirsiniz bile.

3- Maddi bağımsızlığa sahip misiniz? Akrabalar ve arkadaş çevrenizde size maddi manevi destek verebilecek insanlar var mı? Cinsel kimliğinizi öğrendiklerinde beklemediğiniz kadar sert bir tepkiyle (okul masraflarını karşılamama, harçlık vermeme, evden kovma vs) karşılaşırsanız ne yapacağınızı önceden planlamanızda yarar vardır.

4- Evdeki moral durumu nasıl? Eğer bugünlerde aileniz iş kaybı, ölüm, tartışma gibi herhangi negatif bir durumla karşılaşırsa onlara kendinizi açıklamak için biraz beklemeniz daha faydalı olacaktır.

5- Sabırlı mısınız? Öncelikle aileniz siz açıklayana kadar sizin hakkınızda hiç şüphelenmemişse, anlattıklarınızı hazmetmeleri uzun zaman alacaktır. Bu süreç 6 ay ile 2 yıl arasında değişebilir.

6- Ailenize açılmak istemenizin temel nedeni nedir? Eğer onları sevdiğiniz ve aranızda sır kalmasını, cinselliğinizin aranızda soğuk bir duvar oluşturmasına engel olmak içinse problem yok demektir. Ama bir kavga ya da tartışma sırasında “işte sizin yüzünüzden böyle oldum” diyerek, cinselliğinizi ailenize karşı bir silah olarak kullanmak için bir açıklama yapıyorsanız, hem kendiniz hem de aileniz için hoş olmayan bir durum yaratırsınız.

7- Ailenizle ilişkileriniz genelde nasıl? Evde sevgi dolu bir ortam varsa, anne-babanızla iyi ilişkiler içindeyseniz, cinsel kimliğinizi kabul etmek onlar için çok daha kolay ve hızlı olacaktır.

8- Ailenizde muhafazakar ve kapalı, yoksa çağdaş ve serbest bir görüş mü hakimdir? Ailenizin din başta olmak üzere toplumsal konulara yaklaşımı sizin açısından hayati bir önem taşır. Dar görüşlü olarak tarif ettiğimiz aile yapısında olaylara genelde “iyi-kötü” şeklinde yaklaşılır, toplumun sadece siyah ve beyazlardan oluştuğu, gri tonların olamayacağı öngörülür. Konuya bu açıdan bakıldığında aile yapınız, sizin açılma kararı vermenizde başlıca etken olacaktır.

9- Açılma kararı bütünüyle size mi ait? Yoksa çevrenizden birinin etkisiyle verdiğiniz bir karar mı? Unutmayın her lezbiyen ve gay, ailesine cinsel kimliğini açıklamak zorunda değildir. Ama eğer açıklamak istiyorsanız, bu kararı hiçbir baskı altında kalmadan vermiş olmalısınız.